TÜRKİYE'NİN PROFESYONEL BOYUTTAKİ EN GENÇ YAZARI EMİNE ÖZGE YILDIRIM'IN 'MADALYON' ADLI İLK ROMANI ÇOK YAKINDA TÜM KİTAPÇILARDA!

MADALYON: Kitaptan Bölümler

Image One

Sayfa 267 - 268:

'...Kuka sinä olet?” diyen tok bir sesle irkildim birden. O kadar korkmuştum ki... Tam karşımda tuhaf görünümlü bir yaratık durmuş, pür dikkat bana bakıyordu. Ve üstelik de bilmediğim bir dilden konuşuyordu.

“Seni anlayamıyorum,” dedim, ne kadar çok korkmuş olduğumu belli etmemeye çalışarak. İnsanla iguana karışımı bir ucubeyi andıran yaratığın bembeyaz teninin üzerinde yeşil tüyler vardı. Yüzü epey yaşlı görünüyordu; boyu ise ancak benim yarım kadardı. Boynundan aşağıya uzanan koyu kırmızı renkte bir yara izi dikkatimi çekti. Göğsünde ise mağarada gördüğüm tılsımı andıran işaretlerin olduğu bir dövme vardı.

“Etkö ymmärrä minua?” dedi. Ellerimi kullanarak anlamadığımı ifade etmeye çalıştım. Yumuşayan yüz ifadesinden dilini bilmediğimi anlatabildiğim izlenimi aldım. O anda olan oldu ve ilk kez gördüğüm bu canlı türü, zihin gücüyle benimle iletişim kurmaya başladı. Demek ki, Ay Kraliçesi’nin ülkesinde de düşünce gücünü kullanabiliyordu. Bu ona özgü bir istisna mıydı, yoksa herkes belli koşullarda bunu başarabilir miydi?

“Nereye gidiyorsun?”

“Yasak Su’yu arıyorum. Nerede olduğunu biliyor musun?”

“Oraya gidersen bir daha dönemezsin.”

“Sen kimsin?” dedim hiddetlenerek. Sanki cesaretimi kırmak istiyor gibiydi.

“Ben Köle Hannes.”

“Ne kölesi?”

“Kraliçemizin kölesi.”

Tam adamına Yasak Su’yu sormuştum. Yumuşamaya çalışarak, “Hannes, benim adım da Emily. Yasak Su’ya gitmeliyim, çünkü arkadaşımı mutlaka bulmam lazım. Bulamazsam, çok kötü şeyler olacak,” dedim.

“Ne yani, Ay Kraliçesi’nin kölesi Hannes’ten yardım mı istiyorsun?”

“Eğer yapabilirsen, evet.”

Düşündü, beni süzdü, tekrar düşündü ve son olarak yine gözlerini bana dikti. “Peki, sana yolu göstereceğim. Ama majestelerinin bundan haberi olursa beni Kaşirleden tütsüsünün ateşiyle acı çektire çektire yakar,” dedi...'